Espressoyu ilk kez tattığımda kafamda net bir fikir vardı: "Bu kadar yoğun bir şeyin içinde bir ton kafein olmalı." Sonra bir sabah, çalışma masamda 300 ml'lik filtre kahvemi bitirdikten sonra ellerimin titrediğini fark ettim ve o fikrin pek de doğru olmadığını anladım. Kahve kafeini miktarı, sandığımdan çok daha fazla değişkene bağlıydı: çekirdeğin türü, öğütme boyutu, su sıcaklığı, temas süresi ve en önemlisi bardağa ne kadar kahve girdiği.
Bu yazıda kendi mutfağımda deneyerek öğrendiğim şeyleri sırayla anlatacağım. Amacım seni korkutmak değil; hangi yöntemin sana ne kadar kafein verdiğini kestirebilmen ve günlük ritmini ona göre kurabilmen.
Bu iki şeyi karıştırmak, kafein konusundaki yanlış bilgilerin neredeyse tamamının kaynağı. Espresso konsantrasyon olarak çok güçlüdür; mililitre başına kafein oranı en yüksek demlemedir. Ama tek shot espresso genellikle 25–35 ml civarındadır. Filtre kahven ise litre başına daha seyreltiktir, ama sen onu 250–350 ml içiyorsun.
Yani bardağın dibine bakmak yeterli değil, hacme de bakmak lazım. Ben bunu anladıktan sonra "sabah espresso, öğleden sonra filtre" alışkanlığımı tamamen tersine çevirdim.
Aşağıdaki tablo kesin ölçüm değil, tipik ev servisleri için yaklaşık bir yön göstergesi. Çekirdeğe ve oranına göre kolayca değişir.
| Yöntem | Tipik servis | Yaklaşık kafein eğilimi |
|---|---|---|
| Espresso (tek shot) | 25–35 ml | Düşük–orta toplam, çok yüksek konsantrasyon |
| Espresso (çift shot) | 50–60 ml | Orta–yüksek |
| Türk kahvesi | 60–80 ml | Orta (çok ince öğütme, kaynatma) |
| Moka pot | 60–100 ml | Orta–yüksek |
| Fransız presi | 250–350 ml | Yüksek |
| Filtre / pour over | 250–350 ml | Yüksek |
| Soğuk demleme (sulandırılmış) | 250 ml | Orta–çok yüksek (orana bağlı) |
Gördüğün gibi, "en fazla kafein hangi yöntemde?" sorusunun cevabı çoğu evde büyük hacimli filtre veya French press oluyor. Espresso ise itibarının aksine, tek shot içildiğinde en ölçülü seçeneklerden biri.
İlgili kaynaklar